16.12.15

Wrong Number!

Bir haftadır diyetisyenlerimizin yazılarından duyduğum bir haberi arıyorum. Yeni çıkan bir ‘’diyet’’ kitabı, onun  yazarı olan bir doktor  ve bu yazarın reklamını yapan bir gazete var ortada o belli de, kim bu yazar, hangi kitap bu kitap?
 Ancak rastlayabildim bu habere ve rastlar rastlamaz da bu satırları yazarken buldum kendimi. Önce sinirlendim ama sonra korktum, çok korktum. Çünkü korkunç bir haber bu.
 
Bahsi geçen kişi bir profesör ama tabi ki beslenme profesörü değil kendisi kalp ve damar cerrahisi uzmanı. Profesörümüz, insanlara kilo verdirmeyi gaye edinmiş ve blog yazılarından birisinde de; tıp fakültelerinde beslenme ve diyet dersi detaylı bir biçimde verilmediğinden beslenme işi diyetisyenlere kaldı diyerek açıklamış bu durumu. Diyetisyenlerin fizyolojiyi yeterli bilmediğini düşündüğü içinde diyetisyenlerin yaptığı işi kendisinin üstlenmesi gerektiğine inanmış. Peki ne demişte bu kadar eleştiri almış diye soracaksınız, sorun. Çünkü ben anlatmak istiyorum.
Doktorumuzun reklamını yapan gazete şöyle bir tanıtım reklamı döndürmüş ekranlarda:
… kişisinden olay yaratacak açıklamalar; kilo vermek için öğün atlayın, kahvaltıyı atlamak çok faydalı, 16 saatin üzerinde aç kalmak yağ yaktırır, yemek yemek metabolizmayı hızlandırmaz…
Kısacası doktorumuz, bizlere 4 yıl boyunca bilimsel temellere ve bilimsel araştırmalara dayanarak öğretilen beslenmeyle ilgili ne var ne yoksa aksini iddia ediyor. Yani? Yanisi ezber bozuyor. Olay yaratıyor. Çünkü esas amaç bu, olay yaratan iddiayı ortaya atıp sonra kenardan seyretmek. Bu kazandırıyor, çoğu kişiye bir şeylerini kaybettirirken.
Benim aklım almıyor bir insan, binlerce; on binlerce; belki milyonlarca kişinin eline geçecek bu kitabı nasıl bu şekilde tanıtır? Nasıl bu açıklamaları yapar? Hiç mi vicdanı sızlamaz? Yazık. Yazık ki ne yazık. Ne zaman insan hayatı bu kadar riske atılmaya müsait oldu, diyeceğim ama komik olacak öyle değil mi?
Ben buradan ne kadar kişiye ulaşabilirim bilmiyorum. Fazla olmayacaktır. Çünkü ilginç şeyler söylemiyorum. Absürt sloganlarım yok. Bir çoğunuzun duymak istediklerini söyleyemem, çünkü benim vicdanım var. Çünkü bende insanım ve insanı seviyorum. Ben sevdiğim bir canlının hayatını riske atacak tek bir şey söylemem, söyleyemem.
Sadece şunu istiyorum sizden bunu okuyan gözleriniz güzel baksın dünyaya, umutla baksın ve şunu anlatsın aynadaki aksinize; bu beden benim ve ona güzel bakmalıyım. 16 saatlik açlıklarla işkence etmemeli, doğru bilgiyi doğru adresten öğrenmeliyim.

PK (peekay) diye bir film var, Aamir Khan’ın başrolünü oynadığı.
Orada Hindistan’daki onlarca dine inanan binlerce insana aslında her şeyin bir olduğu ama bazı kötü niyetli kişilerin insanlara yanlış numara verdiği anlatılıyor. Ve ‘’Wrong Number (yanlış numara)’’ sloganıyla herkes bildiklerini sorgulamaya ve yanlış olanı fark etmeye başlıyor. Çok eğlenceli, çokta anlamlı bir film. Mutlaka izleyin. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Sizlere yanlış numarayı verenleri sorgulamaktan, eleştirmekten korkmayın. Yalan haberlerden, vesveselerden, bilimselliği olmayan sahte bilgilerden koruyalım birbirimizi. Çünkü biz kurtaracağız yine bizi.
Güzel kalplerinizden öperim, sevgiyle…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme