14.9.16

Karatay Ne Demiş?


Merhabalar
Bayram öncesi, bayramda yazmamı gerektirecek bir durum olacağını düşünmemiştim doğruyu söylemek gerekirse.
Ancak KARDİYOLOJİ PROFESÖRÜ (diyetisyen değil) Canan Karatay, Ahmet Hakan'a konuk olunca yine herkes kendisini konuşur oldu. Dolayısıyla bende bir bakmak istedim ne demiş Canan Hanım, böylece ''siz ne diyorsunuz Karatay böyle söyledi'' diyenlere de bir cevap niteliği taşır sanıyorum bu yazı...
Canan Karatay'ın söylemlerinin alındığı ilgili link:
http://www.hurriyet.com.tr/canan-karatay-ahmet-hakanin-elindeki-kirmiziligi-gorunce-40222772


Karatay: Her gün 20 dakika yürüyün.


Kısmen doğru. Fiziksel aktivite, en basitinden yürüyüş, sağlıklı bir hayatın olmazsa olmazıdır. Bilimsel doğru şu ki haftada en az 150 dakika en fazla ise 300 dakika egzersiz yapılmalıdır. Bunu ben değil, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) söylüyor. Haftanın 7 günü 20şer dakikadan yürüyüş yaptığınızı düşünürsek 140 dakika haftalık egzersiziniz olmuş olur. 20 değil 22 dakika yürürseniz haftada 154 dakikayı spora ayırmış olursunuz ve uygundur. Bende diyorum ki, bunu herkes bu şekilde yapmıyor, yapamıyor ne yazık ki, o yüzden haftada 5 gün 35 dakika egzersiz yapın 2 günü de dinlenmeye ayırın :)

Karatay: Bütün hastalıkların altında şeker yüksekliği yatıyor.

Kısmen doğru. Dünyanında en büyük problemi olan obezite beraberinde bir çok hastalığı da getiriyor.
Obez bireylerin beslenme alışkanlıklarına bakıldığında şeker ve yağ tüketiminin yüksek olduğu görülür. Bunun yanı sıra Tip 2 Diyabet, obezitenin çoğunlukla yanında gelir ve şeker yüksekliği sonucu diyabetli bireylerde ilerleyen dönemlerde böbrek yetmezlikleri görülebilir, diyabetik ayak ortaya çıkabilir ve ne yazık ki çok ileri aşamalarda ampütasyon yapılmak durumunda kalınabilir.

Karatay: Kırmızı et yağıyla yenir.

Çok isteniyorsa yenebilir ama kilo problemi olan, kalp-damar rahatsızlığı, kolesterolü, hipertansiyonu bulunan bireyler tüketmemelidir.
Karatay: Ekmek şekerlidir.

Doğru. Ekmek, karbonhidratın temelidir. Karbonhidratın basit olanına çoğunlukla şeker denilir ancak bu bildiğimiz çay şekeri değildir. Meyvedeki şekerle, ekmekteki şeker bir olmadığı gibi sofradaki şekerde bir değildir. Ve vücudumuzun karbonhidrata ihtiyacı vardır, ekmekten alacağımız kompleks karbonhidrata.

Karbonhidrat ve Şeker ile ilgili yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://diyettanrisidietos.blogspot.com.tr/2016/02/karbonhidrat-m-seker-mi.html

Karatay: Ekmek yemeyin, lahmacun yiyin.

Bu konuyla ilgili açıkçası Canan Karatay'ın ''Kitabımda kitabım'' diye kitabını tanıtmak adına çıktığı programlarda olduğu gibi yarın öbür gün bir lahmacuncuya ortak olduğu ortaya çıkarsa şaşırmayacağım.
Bununla ilgili şunu söyleyebilirim ki lahmacun hamuruyla ekmeğin hamuru arasında ne fark var? Neden ekmek yiyemiyoruz da lahmacun yiyoruz?? 

Karatay: Zeytin ye, hurma yeme.

Zeytin yemekle ilgili kısma katılıyorum fakat miktar önemli tabi ki. Bununla ilgili bir yazımda var hatta ancak hurma yememekle ilgili kısmını anlayamıyorum. Gerçekten.

Sayfa 32'de Zeytin ile ilgili yazımı bulabilirsiniz.
https://issuu.com/turuncusaglik/docs/agustos-eyl__l161/1

Karatay: Akşam 8'den sonra yemek yeme.

Yanlış. Herkes için bu kadar net şeyler söyleyemezsiniz. Herkesin hayatı, çalışma koşulları, uyku saati bir değil. Dolayısıyla gece vardiyasında çalışan gündüz uyuyan bir insana akşam 8'den sonra yemek yeme diyebilir misiniz? Beslenme, kişiye göre planlandığında gerçek beslenme olur.

Karatay: Doyuncaya kadar sağlıklı yemek yiyeceksiniz.

Eeee dünyanın sırrı değil ki bu! Sağlıklı yemek, tamam. Doyduğunda bırakmak, tamam. Ancak mide kapasitesi artan, azalan bir şeydir. Ve obez bir bireyin doyması daha fazla besinle gerçekleşir. Bu durumda bu kişi doyana kadar yediğinde nasıl zayıflayıp sağlığına kavuşabilir? Şimdi yanlış anlamayın aç kalarak zayıflamaktan da bahsetmiyorum ancak doyana kadar yemekle yeteri kadar yemek farklı şeylerdir.

Karatay: Kahvaltı yaparsan acıkmazsın.

Doğru. Kahvaltı gün içerisindeki besin alımınızın daha kontrollü olmasını sağlar. 

Karatay: Şeker en tatlı zehir.

Miktarlar, azizim, miktarlar çok mühim. Dünya Sağlık Örgütü günlük enerjinin
%5-10'unun basit şekere ayrılabileceğini söylüyor. Siz hiç şeker tüketmeden yaşadınız ve yaşamaya devam ediyorsanız tamam ancak zehir diye düşünüp fellik fellik şekerden kaçmanız gerekmiyor.

Karatay: Önce ekmekler bozuldu, sonra sağlığımız bozuldu.

Ekmekler bozuldu ne demek? ''Ekmeğini kazanmak'' diye bir tabir var bir kere ''Ekmeğiyle oynama'' derler birini işinden etmek isteyen birine, şimdi ekmeğe düşman mı olacağız? Bir çok fırın tam buğday, çavdar, çok tahıllı çeşit çeşit ekmekler üretirken hatta böbrek hastaları için tuzsuz ekmek çıkartırken biz niye ekmeğe düşman olmak zorundayız? E peki ekmek undan yapılıyorsa, lahmacunda aynı undan yapılmıyor mu efendim, benim mantığıma sığmıyor sizinkine sığıyor mu?

Karatay: Ekmek yerine ceviz ye.

Neden?? 

Karatay: En sağlıklı meyve, zeytin.

Neden??

Karatay: Bayramdan bayrama bir dilim baklava yiyebilirsiniz.

Bunu Gaziantep'te söylesin bakalım Canan Karatay, eğer Antepliler kabul ederse bende edeceğim :)

Karatay: Tuzdaki iyot yetmiyor.

Tuz karanlık ve kuru ortamda muhafaza edildiği takdirde ve yemeklere pişirme esnasında değil sonradan eklendiğinde iyot kaybı yaşanmaz. Üstelik sadece tuzda iyot yoktur, deniz ürünleri çok güzel iyot kaynağıdır ve bunlar da topluma düzenli sıklıkla önerdiğimiz besinlerdir. Aynı zamanda iyotu yeterli toprakta yetişen besinler ve su yeterli iyotu sağlar. 

Karatay: Rafine tuz tehlikeli, kaya tuzu kullanın.

Ben her zaman mucize olarak görülen besinlerden uzak dururum. Kaya tuzu satan biz tezgah gördüm ve bir tek ölüme çare değilmiş bu tuz meğer.
Efendim ''mucize besin yoktur'' cümlesi 4 yıllık lisans eğitimi süresince bilimsel desteklerle adeta beynimize kazınır ve bizde bunu sizlere devamlı söyleriz.
 Sağlıklı beslenmenin temeli yeterli ve dengeli beslenmekten geçer. 

Karatay: Yoğurdu, yağı evde yapın.

E yapın. Yapabiliyorsanız eğer neden yapmayasınız ki?

Karatay: Çocuklar pakete girmiş hiç bir şeyi yemesin, reklamı yapılan hiç bir şeyi yemesin.

Efendim o zaman Canan Hanımın reklamını yaptığı lahmacun, yağ ve zeytin ürünlerini de iki kere düşünmek gerek mesele reklamsa.
Ha paketse eğer mesele bir gün caddede bir afiş gördüm Canan Karatay gelecekmiş ve konuşma yapacakmış. Konuşmaya katılan herkese de bir paket içerisinde zeytinyağı, zeytin sabunu, zeytinli bir şeyler daha hediye edilecekmiş.
Valla hocam iyi sponsor bulmuşsunuz, ben zeytinyağı kullanın dediğimde ''çok pahalı alamıyorum ki'' diyen o kadar çok insan gördüm ki bir daha ki sefere önceden haberim olursa sizin konuşmalarınızın yer ve saatini bildireceğim onlara. 

Karatay: Beslenme çantasında fındık, fıstık, ev yoğurdu ve zeytin olsun.

Tamam, olsun. Ama bir çocuk her gün bunları götürür ve de yer mi zannediyorsunuz? Alternatif, çeşitlilik ve denge esastır çocuk beslenmesinde.

Sayfa 11'de beslenme çantası ile ilgili meslektaşımın yazısını bulabilirsiniz.
https://issuu.com/turuncusaglik/docs/agustos-eyl__l161/1

Karatay: Mide ameliyatıyla zayıflamak hiç doğru değil.

Zeytinyağı içerek zayıflamak peki? Morbid obeziteye kadar en doğru zayıflama şekli bir diyetisyene başvurmaktır efendim. 

Karatay: Lahmacun, Türkiye'nin en sağlıklı fast-foodudur. 

Mümkün. Ama biz zaman zaman beslenme programlarını renklendirmek içi ve başka alternatif olmadığı zaman tercih ediyoruz lahmacunu. Onun dışında fast-food önermiyoruz hastalarımıza  ve danışanlarımıza.

Karatay: Kebap en güzel şey.

Canan Hanım, karar verin lahmacun mu kebap mı?

Karatay: Sağlıklı yağ yediğiniz zaman kalp krizini önlüyor.

Sağlıklı yağ, hayvanlardaki iç yağ mı acaba hocam? Emin misiniz?

Karatay: Tatlandırıcılar şekerden daha tehlikelidir, kilo aldırır. Sıcak sıvı ile içildiğinde çok tehlikelidir. Vücudun şekere, tatlıya ihtiyacı yoktur.

Her çeşit tatlandırıcının bazı tüketim üst sınırı veya kilogram başına düşen gram/miligram ölçüsü vardır. Ve bu ölçüler aşıldığında vücutta istenmeyen rahatsızlıklar meydana gelebilir. Ancak onun dışında özellikle tatlı tattan vazgeçemeyen diyabet hastalarında şekere bir alternatif olabilir.
Bunun yanı sıra beynin enerji kaynağı glikozdur. Dolayısıyla vücudun şekere ihtiyacı vardır.


Karatay: Zayıf olmak demek sağlıklı olmak demek değildir.

İşte onu çok güzel demişsiniz Canan Hanım, katılıyorum.

Son olarak,
Bilimde ''bence'' diyemezsiniz. Kanıta dayalı bilgiler vardır, üzerinde yeteri kadar çalışılmamış bilgiler vardır, yanlış ve doğru bilgiler vardır ancak ''bence'' yoktur.
Bilimin yolundan ayrılmadan verilen bilginin amenna başımızın üstünde yeri vardır ancak size göre doğru olan bilime göre yanlışsa kusura bakmayın açık ve net yanlış yoldasınız demektir.
Benim söyleyeceklerim bu kadar.
Sağlıcakla kalın...

2 yorum:

  1. O kadar güzel bir yazı omuşkii... Ayrıca çokta yararlı olmuş. Bloğunuzu takipe aldım bende takipinizi beklerim):) ^^

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum ilginize, bende sizi takip ettim. Sevgiler...

      Sil